SON DAKİKA
--:--:--

İSKİ’nin 2019-2026 Yatırım ve Proje Tanıtım Töreni… İSKİ Genel Müdürü Başa: “İstanbul’un 2053 yılına uzanan su ve altyapı geleceğini bugünden planlıyoruz”

İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, İSKİ’nin 2019-2026 Yatırım ve Proje Tanıtım Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İstanbul’un önümüzdeki 30 yıllık su ve kanalizasyon altyapısının yol haritasını ortaya koymak üzere 2023 yılında İstanbul İçme Suyu ve Kanalizasyon Master Planı’nı tamamladık. Bu plan, İstanbul’un 2053 yılına uzanan su ve altyapı geleceğini bugünden şekillendiren kapsamlı bir vizyon” ifadelerini kullandı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
İSKİ’nin 2019-2026 Yatırım ve Proje Tanıtım Töreni… İSKİ Genel Müdürü Başa: “İstanbul’un 2053 yılına uzanan su ve altyapı geleceğini bugünden planlıyoruz”

(İSTANBUL) – İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, İSKİ’nin 2019-2026 Yatırım ve Proje Tanıtım Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İstanbul’un önümüzdeki 30 yıllık su ve kanalizasyon altyapısının yol haritasını ortaya koymak üzere 2023 yılında İstanbul İçme Suyu ve Kanalizasyon Master Planı’nı tamamladık. Bu plan, İstanbul’un 2053 yılına uzanan su ve altyapı geleceğini bugünden şekillendiren kapsamlı bir vizyon” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu’nun göreve geldiği 2019’dan bu yana altyapı yatırımlarına kesintisiz şekilde devam eden İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) yatırımları ve projeleri, Yenikapı’da Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen törende tanıtıldı. 

Törene İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, meclis üyeleri, muhtarlar, üniversiteler, kamu kurumları ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, bilim insanları ve akademisyenler, siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, İBB ile İSKİ bürokratları ve çalışanları katıldı.

Törende konuşan İSKİ Genel Müdürü Başa, İSKİ’nin yatırımlarını detaylı olarak anlattı. Doç. Dr. Başa, şunları söyledi:

“2019’dan bu yana pandemi, küresel ekonomik daralma, yüksek enflasyon ve kur dalgalanmalarının maliyetlerimiz üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ve ayrıca söz konusu zorlukların yanında tarife güncelleme imkanlarımızın da baskılandığı bir süreç yaşadık. Bütün bu zorlu koşullara rağmen kaynaklarımızı büyük bir titizlikle yönettik. 2018’de 7,44 milyar lira olan bütçemizi yaklaşık 100 milyar liraya; 3,21 milyar lira olan yatırımların bütçe içerisindeki payını da 45,11 milyar liraya çıkardık. 2019-2026 döneminde yatırımlara ayırdığımız bütçenin toplam bütçemiz içerisindeki payı ortalama yüzde 43 oldu. Yatırım harcamalarının bütçe gerçekleşmesi içerisindeki payının ise 8 yıllık dönem sonu itibarıyla yüzde 44 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz.

2019’dan bu yana güncel maliyetlerle yaklaşık 166 milyar liralık atık su ve 130 milyar liralık içme suyu yatırımı olmak üzere toplam 296 milyar lirayı aşan yani 6 milyar dolar civarında yatırımı öz kaynaklarımızla hayata geçirdik. Bu dönemde yatırım bütçe gerçekleşme oranımız da ortalama yüzde 95 olmuştur. Dolayısıyla bu rakamlar mali kaynaklarımızı doğrudan altyapıya, hizmet sürekliliğine ve İstanbul’un gelecekteki ihtiyaçlarına yönlendirdiğimizi; her şeye rağmen yatırımcı kuruluş kimliğimizi ön plana çıkardığımızı açıkça ortaya koymaktadır.

“‘ADİL, YEŞİL VE YARATICI ŞEHİR MUTLU İSTANBULLU’ VİZYONUYLA 2019’DAN BU YANA KARARLILIKLA ÇALIŞTIK”

İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun ‘Adil, Yeşil ve Yaratıcı Şehir Mutlu İstanbullu vizyonuyla 2019’dan bu yana; İstanbul’un suyunu güvence altına almak, atık suları daha yüksek standartlarda arıtmak, taşkın risklerini azaltmak, hizmetlerimizi dijitalleştirmek ve kurumumuzu olası afetlere karşı daha hazırlıklı hale getirmek amacıyla çok geniş bir alanda, kararlılıkla çalıştık. Ortaya koyduğumuz bu çalışmaların her birinin İstanbul’da somut karşılığı; musluktan kesintisiz akan su, yağmurda daha güvenli hale gelen caddeler, denize karışması önlenen atık sular, şubeye gitmeden kolayca tamamlanan işlemler ve afet anında hızla devreye girecek ekipler ve tesisler… Ve gururla ifade etmek isterim ki; İSKİ artık yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan değil, İstanbul’un yarınlarını da planlayan, geleceğe hazırlanan ve geleceği inşa eden güçlü bir kurumdur. Çünkü biz biliyoruz ki İstanbul’un suyunu korumak, İstanbul’un yaşamını korumaktır. İstanbul’un altyapısını güçlendirmek, İstanbul’un geleceğini güvence altına almaktır.”

İstanbul’un su geleceğinin bilimsel veriler ve uzun vadeli planlama anlayışı doğrultusunda ele alındığını belirten Başa, “Biz, planlamayı yalnızca bir çalışma yöntemi olarak değil, İstanbul’un geleceğine karşı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü İstanbul gibi büyük bir metropolün su geleceği; günü kurtaran çözümlerle değil, bilimle, akılla, güçlü bir öngörüyle ve uzun vadeli bir planlama anlayışıyla güvence altına alınabilir. İşte bu anlayışla İstanbul’un önümüzdeki 30 yıllık su ve kanalizasyon altyapısının yol haritasını ortaya koymak üzere 2023 yılında İstanbul İçme Suyu ve Kanalizasyon Master Planı’nı tamamladık. Bu plan, İstanbul’un 2053 yılına uzanan su ve altyapı geleceğini bugünden şekillendiren kapsamlı bir vizyondur” dedi.

Master Plan’ın hazırlanmasında bilimsel verilerin, kapsamlı analizlerin ve uluslararası deneyimlerin esas alındığını ifade eden Başa, “Master Plan kapsamında 89 teknik rapor hazırladık. Toplam 26 bin sayfalık kapsamlı bir çalışma ortaya koyduk. Bütün bu emeğin ve çalışmanın merkezinde tek bir hedef vardı: Su, atık su ve yağmur suyu hizmetlerini 2053 yılına kadar çevresel, finansal ve kurumsal açıdan sürdürülebilir bir anlayışla yönetmek. Master Plan, bu büyük hedefin bilimsel ve teknik yol haritasıdır. Biz de yaptığımız çalışmalarla bu yol haritasını takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Stratejik planların da bu yaklaşım doğrultusunda hazırlandığını kaydeden Başa, “2019-2026 yılları arasında hazırladığımız stratejik planlarda misyonumuzu, ‘Kaynağından Kullanıcısına Su Döngüsünü Çevreye Duyarlı Etkin Yönetmek’ olarak belirledik. Suyun kaynağından başlayıp kullanıcıya ulaşan ve yeniden doğaya dönen bütün döngüsünü çevreye duyarlı ve etkin bir şekilde yönetmek temel sorumluluğumuzdur. Vizyonumuzu ise ‘Suya Duyarlı Şehir Anlayışıyla Bütüncül Su ve Atık Su Yönetimini Hedefleyen Öncü Kurum Olmak’ şeklinde ortaya koyduk. Ulusal ve uluslararası ölçekte öncü kurum olma kararlılığımız çalışmalarımıza yön veriyor. Her yatırımımızı, her projemizi ve attığımız her adımı bu büyük planlama anlayışının bir parçası olarak ele alıyoruz” dedi.

“5 YENİ İÇME SUYU ARITMA TESİSİ İNŞA ETTİK, 1 TESİSİMİZDE KAPASİTE ARTIŞI GERÇEKLEŞTİRDİK”

İstanbul’a güvenilir ve kesintisiz içme suyu sağlamak amacıyla arıtma altyapısının güçlendirildiğini belirten Başa, “Şehrimize dünya standartlarında, güvenilir ve kesintisiz içme suyu sağlamak için önemli yatırımları hayata geçirdik. Bu dönemde 5 yeni içme suyu arıtma tesisi inşa ettik, 1 tesisimizde de kapasite artışı gerçekleştirdik. Bu yatırımlarla İstanbul’un farklı bölgelerinde artan su ihtiyacına cevap verirken arıtma kapasitemizi de önemli ölçüde yükselttik” diye konuştu. 

Yeni tesislere ilişkin bilgi veren Başa, “Günlük 500 bin metreküp kapasiteli Ömerli Emirli İçme Suyu Arıtma Tesisi ile Asya Yakası’nın tamamının yanı sıra Avrupa Yakası’nda Fatih ve Bakırköy’ün bir bölümü, Beşiktaş ve Sarıyer’in sahil kesimleri ile Zeytinburnu’nun içme suyu ihtiyacının karşılanmasına önemli bir katkı sağladık. Şile’de ise özellikle yaz aylarında artan su ihtiyacını karşılamak amacıyla günlük 20 bin metreküp kapasiteli, ultrafiltrasyon membran teknolojisine sahip içme suyu arıtma tesisini hizmete aldık” ifadelerini kullandı.

İstanbul Havalimanı ve Arnavutköy çevresindeki artan su ihtiyacına yönelik yatırımlara da değinen Başa, “İstanbul Havalimanı ve Arnavutköy başta olmak üzere bölgenin artan su ihtiyacını karşılamak amacıyla günlük 50 bin metreküp kapasiteli Taşoluk 2. Kademe ile günlük 120 bin metreküp kapasiteli Terkos Yusuf Ziya Ortaç İçme Suyu Tesisi yatırımlarını gerçekleştirdik. Bu tesislerle bölgenin içme suyu arıtma kapasitesini 4 kat artırdık. İnşa ettiğimiz ilave isale hatlarıyla Taşoluk, Terkos ve Kâğıthane İçme Suyu Arıtma Tesislerini birbirine entegre ettik. Böylece bölgede suyun farklı kaynak ve tesisler arasında daha etkin yönetilmesini sağlayarak içme suyu güvenliğimizi önemli ölçüde yükselttik” diye konuştu.

Gerçekleştirilen yatırımların toplam arıtma kapasitesine etkisini de paylaşan Başa, “Tüm bu yatırımların sonucunda, 2019 yılında günlük 4 milyon 352 bin 220 metreküp olan toplam içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 5 milyon 58 bin 360 metreküp seviyesine çıkardık. İçme suyu arıtma kapasitesini yüzde 16 artırdık” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde devam eden yatırıma da değinen Başa, “Özellikle kuraklığın yaşandığı ve su tüketiminin yükseldiği dönemlerde Avrupa Yakası’nın su arz güvenliği açısından stratejik bir yatırım olan Cumhuriyet İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin ikinci kademesinin inşa çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Melen’den temin edilen suyu arıtan mevcut günlük 720 bin metreküp kapasiteli birinci kademeye ek olarak günlük 360 bin metreküp kapasiteli ikinci kademeyi ilave ediyoruz. Bu etabın tamamlanmasıyla birlikte tesisin toplam kapasitesi günlük 1 milyon 80 bin metreküpe çıkacaktır” dedi.

Başa, “Tesisin tamamlanmasıyla birlikte İstanbul’un toplam içme suyu arıtma kapasitesi de günlük 5 milyon 418 bin 360 metreküpe ulaşacaktır. Bu sayede içme suyu arıtma kapasitemizi 2018’deki seviyesinin yüzde 25 üzerine çıkarmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“251 TESİSİ 7 GÜN 24 SAAT KONTROL VE TAKİP EDİYORUZ”

İstanbul’da su yönetiminin yalnızca mevcut rezervlerin dağıtılmasından ibaret olmadığını belirten Başa, “İstanbul’da su yönetimi; yağışı, tüketim talebini ve mevcut rezervi birlikte yönetmek anlamına geliyor. Son 10 yılda İstanbul’un toplam su tüketimi yüzde 18 arttı. Bu değişimi doğru okumak ve geleceğin ihtiyacını bugünden planlamak zorundayız. Bu anlayışla İstanbul’un su yönetiminde meteorolojik koşulları, su kaynaklarımızı ve tüketim talebini birlikte analiz ediyoruz” dedi.

Su sisteminin teknolojik altyapı üzerinden kesintisiz takip edildiğini kaydeden Başa, “Tüm sistemi 7 gün 24 saat SCADA sistemlerimizle anlık izliyor, kaynaklarımızı en doğru şekilde planlıyor ve İstanbul’a güvenli, kaliteli ve kesintisiz su arzını sürdürülebilir şekilde sağlıyoruz. Böylelikle yalnızca mevcut durumu takip etmekle kalmıyor; değişen tüketim koşullarına ve su rezervlerine göre sistemimizi etkin biçimde yönetiyoruz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Su Otomasyon ve Kontrol Merkezi’nin de bu sistemin önemli parçalarından biri olduğunu belirten Başa, “Ülkemizin altyapı yönetiminin ilklerinden olan İstanbul Su Otomasyon ve Kontrol Merkezi İSKOM’u hizmete aldık. İSKOM ile kurumsal varlık yönetimi, kayıp-kaçak yönetimi, akıllı sayaç uygulamaları, dere izleme sistemleri ve coğrafi bilgi sistemi gibi İstanbul’un su altyapısının dijital verilerini tek merkezde toplayıp yönetmeye başladık. Toplam 251 tesis 7 gün 24 saat kontrol ve takip edilmektedir” diye konuştu.

“11 YENİ İÇME SUYU DEPOSUNU TAMAMLADIK, 11 DEPONUN DA İNŞASINI SÜRDÜRÜYORUZ”

İstanbul’un büyüyen nüfusu ve artan su ihtiyacı doğrultusunda depolama altyapısının da güçlendirildiğini belirten Başa, “Şehrimizin artan su ihtiyacını öngörerek dağıtım altyapımızı güçlendirdik. Su arzının kesintisiz devamını sağlamak amacıyla Ömerli, Ümraniye, Arnavutköy Tayakadın ve Avcılar Şahintepe gibi yeni içme suyu depoları inşa ederek depolama kapasitemizi önemli ölçüde artırdık” dedi.

Başa, “2019’dan bugüne kadar 11 adet yeni içme suyu deposunun inşasını tamamlayarak içme suyu depolama kapasitemizi yüzde 12 artırdık. İnşa ettiğimiz depolar özellikle tüketimin yükseldiği saatlerde şebekenin dengeli çalışmasına ve olası kesintiler karşısında sistemin daha esnek işletilmesine katkı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Devam eden yatırımların tamamlanmasıyla depolama kapasitesinin daha da yükseleceğini kaydeden Başa, “Esenyurt, Kartal, Maltepe, Pendik ve Şile ilçelerimiz ile Kâğıthane İçme Suyu Arıtma Tesisimizde depolama kapasitemizi önemli ölçüde artıracak yatırımlarımız devam ediyor. Bu kapsamda toplam 150 bin metreküp kapasiteli 11 adet içme suyu deposunun inşasını sürdürüyoruz. Özellikle Eyüpsultan İçme Suyu Deposu İstanbul’un en büyük deposu olacak. Bu yatırımların tamamlanmasıyla birlikte toplam içme suyu depolama kapasitemiz 2 milyon metreküpe ulaşacak” dedi.

“GÜNEŞ ENERJİSİ ÜRETİM KAPASİTEMİZİ YÜZDE 700 ARTIRDIK”

İçme suyu depolarının yenilenebilir enerji üretimi için de değerlendirildiğini ifade eden Başa, “İçme suyu depolarımızı yalnızca kesintisiz su arzı için önemli yapılar olmanın ötesine taşıyarak üzerlerinde kurduğumuz Güneş Enerji Santralleri ile yenilenebilir enerji üreten tesislere dönüştürüyoruz. 2019 sonrasında yeni depolarımızla birlikte GES kurulumunu da içeren ihale modelini hayata geçirdik” dedi.

Yenilenebilir enerji alanında gerçekleştirilen kapasite artışına dikkat çeken Başa, “2019 yılında 1,4 MW olan GES kapasitesini yaptığımız yatırımlarla 10 MW’a çıkardık. Diğer bir ifadeyle güneş enerjisi üretim kapasitesini yüzde 700 artırdık. Devam eden yatırımlar tamamlandığında GES kapasitemiz 20 MW’a ulaşacak. 2019’dan bugüne kadar 34 bin 500 MWh güneş enerjisi üreterek enerji maliyetlerimizin düşmesine katkı sağladık” ifadelerini kullandı.

Güneş enerjisinin yanı sıra rüzgâr enerjisinden de yararlanılacağını belirten Başa, “İlk kez Rüzgâr Enerjisi Santrali, yani RES, kurdurma çalışmalarını başlattık. Bu kapsamda Çanta İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’ne 500 kW gücünde Rüzgâr Enerjisi Santrali kuruyoruz. Böylece tesislerimizin enerji ihtiyacının karşılanmasında yenilenebilir kaynakların payını artırmayı hedefliyoruz” dedi.

“9 YENİ TERFİ MERKEZİNİN YAPIMINI TAMAMLADIK, 7 TERFİ MERKEZİNİN İNŞASI DEVAM EDİYOR”

İstanbul’un farklı kotlarında bulunan yerleşimlere kesintisiz su ulaştırılmasında terfi merkezlerinin kritik bir görev üstlendiğini belirten Başa, “2019’dan bu yana Melen 3, Terkos, Arnavutköy, Tayakadın ve Silivri Çanta gibi 9 yeni terfi merkezinin yapımını tamamladık. Suyun farklı kotlardaki yerleşimlere ve ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılarak kesintisiz su temininde önemli rol oynayan terfi merkezlerimizin kurulu gücünü bu dönemde yüzde 9 artırdık” dedi.

Terfi altyapısındaki yatırımların sürdüğünü kaydeden Başa, “Terfi gücümüzü geleceğin ihtiyaçlarına göre büyütmeye devam ediyoruz. Arnavutköy, Esenyurt ve Ümraniye ilçelerimiz ile Kâğıthane, İkitelli, Cumhuriyet ve Şile İçme Suyu Arıtma Tesislerimizde su iletim kapasitesini artıracak toplam 7 adet terfi merkezinin yapımı devam ediyor. Bu yatırımlarla suyun ihtiyaç duyulan bölgelere daha etkin aktarılmasını sağlayarak artan talebi karşılayacak güçlü bir iletim ağı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde devam eden terfi merkezi yatırımına da değinen Başa, “İnşası devam eden Cumhuriyet İçme Suyu Arıtma Tesisi Terfi Merkezi, tamamlandığında Avrupa’nın en büyük içme suyu terfi merkezlerinden biri olacaktır. Mevcut günlük 1 milyon metreküp kapasiteye sahip terfi sistemine ilave olarak inşa edilen yeni terfi merkeziyle tesisin nihai transfer kapasitesinin günlük 3 milyon metreküp seviyesine çıkarılması hedeflenmektedir. Bu merkez, Melen Sistemi’nden temin edilerek arıtılan içme suyunun Asya Yakası’ndan Avrupa Yakası’na aktarım kapasitesinin artırılmasında kritik bir rol üstlenecektir” dedi.

Melen Havzası’nda hayata geçirilen terfi yatırımına ilişkin de bilgi veren Başa, “Bu iletim ağının önemli bir parçası da Melen 3. Terfi Merkezi’dir. Melen Barajı’nın henüz tamamlanmamış olması, Melen’den tam kapasiteyle ve verimli şekilde yararlanılmasını güçleştirmektedir. Bu nedenle Melen Havzası’nda yoğun yağışlı dönemlerdeki fazla suyu sisteme kazandırmak amacıyla günlük 735 bin metreküp kapasiteli Melen 3. Terfi Merkezi’ni dönemimizde devreye aldık. Melen 3. Terfi Merkezi’nden, devreye alındığı 2023 yılından bu yana İstanbul’a toplam 133 milyon metreküp ilave su temin edildi” ifadelerini kullandı.

İçme suyu şebekesi ve isale hatlarındaki yatırımları da aktaran Başa, “Şehrimizin ihtiyaçlarını öngörerek içme suyu şebekemizi yenilemeye devam ediyoruz. 2019’dan bu yana yenileme ve yeni olmak üzere bin 47 kilometre içme suyu şebeke hattı inşa ettik. Başka bir ifadeyle İstanbul’dan Erzurum’a kuş uçuşu uzanacak kadar bir şebeke hattı imalatı yaptık. Bu çalışmalarla büyüyen yerleşim alanlarında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılıyor, eskiyen hatları yenileyerek arıza risklerini azaltıyoruz” dedi.

Başa, “Suyun kaynaklardan içme suyu arıtma tesislerine ve şehrin ana dağıtım noktalarına taşınması için de isale hatları yapıyoruz. Aralarında Terkos-İkitelli İsale Hattı ile Ömerli-Dudullu Ek İçme Suyu İsale Hattı’nın da bulunduğu toplam 309 kilometre isale hattı inşa ettik. Böylece İstanbul’un farklı su kaynakları, arıtma tesisleri ve ana dağıtım noktaları arasındaki iletim altyapısını güçlendirmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“TOPLAM İSALE HATTI UZUNLUĞUMUZU YÜZDE 20 ARTIRDIK”

İstanbul’un içme suyu iletim altyapısını güçlendirmek amacıyla önemli isale hattı yatırımlarını hayata geçirdiklerini belirten Başa, “Suyun kaynaklardan arıtma tesislerine, buradan da İstanbul’un ana dağıtım noktalarına güvenli ve kesintisiz şekilde ulaştırılması için iletim altyapımızı güçlendiriyoruz. Bu kapsamda 2 bin 500 milimetre çapında ve 33,6 kilometre uzunluğundaki Terkos-İkitelli İsale Hattı ile mevcut hattın yedeklenmesini sağlamanın yanında Terkos Gölü’nden İkitelli İçme Suyu Arıtma Tesislerine su temin kapasitemizi de artırdık” dedi.

Anadolu Yakası’ndaki içme suyu iletim altyapısında da önemli bir yatırım gerçekleştirildiğini ifade eden Başa, “2 bin 500 milimetre çapında ve 15 kilometre uzunluğundaki Ömerli-Dudullu Ek İsale Hattı ile Sancaktepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Üsküdar, Fatih, Zeytinburnu ve Bahçelievler ilçelerinde arıza ve bakım sırasında yaşanan su kesintilerinin önüne geçtik. Yaptığımız yatırımlarla toplam isale hattı uzunluğumuzu yüzde 20 artırdık. Böylece İstanbul genelinde daha güçlü ve yüksek kapasiteli bir su iletim ağı oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“KÂĞITHANE-BAHÇELİEVLER-SEFAKÖY İÇME SUYU TÜNELİ İÇİN 17 MİLYAR LİRA YATIRIM YAPTIK”

İsale hatlarının yanı sıra İstanbul’un gelecekteki su ihtiyacının karşılanmasında stratejik öneme sahip içme suyu tünellerinin de inşa edildiğini kaydeden Başa, “İsale hatlarımızı güçlendirirken İstanbul’un su iletim sisteminin geleceği açısından stratejik öneme sahip içme suyu tünellerini de hayata geçiriyoruz. Bunların en önemlilerinden biri Kâğıthane-Bahçelievler-Sefaköy İçme Suyu Tüneli’dir. Yaklaşık 20,6 kilometre uzunluğundaki bu tünel, günlük 1,5 milyon metreküp su iletim kapasitesiyle Melen’den sağlanan suyun Avrupa Yakası’nın iç ve batı kesimlerine ulaştırılmasını sağlayacak” dedi.

Projenin İstanbul’un uzun vadeli içme suyu güvenliği açısından önemli bir yatırım olduğunu vurgulayan Başa, “Kâğıthane-Bahçelievler-Sefaköy İçme Suyu Tüneli için güncel tutarla 17 milyar lira yatırım harcaması yaptık. Bu yatırım sayesinde Melen’den İstanbul’a ulaştırılan suyun Avrupa Yakası içerisinde farklı bölgelere aktarılmasında güçlü ve yüksek kapasiteli yeni bir güzergâh oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

İçme suyu iletim sisteminin deprem gibi olağanüstü durumlara karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla alternatif güzergâhların da oluşturulduğunu belirten Başa, “Bir diğer önemli yatırımımız Büyükçekmece-Kıraç Varyant Tüneli’dir. Yaklaşık 2,5 kilometre uzunluğundaki bu tünelle olası bir depremde mevcut iletim hattına alternatif bir güzergâh oluşturuyoruz. Yaptığımız bu tünellerle toplam inşa edilen tünel uzunluğunu önceki dönemle kıyaslandığında yüzde 600 artırdık. Böylece özellikle deprem gibi olağanüstü durumlarda su iletim sistemimizin dayanıklılığını ve hizmet sürekliliğini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

“195 MİLYON METREKÜP SUYUN KAYBINI ÖNLEDİK”

İstanbul’un su güvenliğinin yalnızca yeni su kaynakları ve altyapı yatırımlarıyla sağlanamayacağını, mevcut kaynakların verimli kullanılmasının da büyük önem taşıdığını ifade eden Başa, “İstanbul’un su güvenliği yalnızca yeni kaynaklar ve güçlü altyapıyla değil, mevcut suyumuzu en verimli şekilde kullanmakla da mümkün. Bu anlayışla su kayıplarını azaltmayı öncelikli çalışma alanlarımızdan biri haline getirdik. 2019’da yüzde 22,34 olan su kayıp-kaçak oranını yüzde 18,48’e düşürdük” dedi.

Su kayıplarının azaltılmasıyla önemli miktarda suyun sistem içerisinde tutulduğunu belirten Başa, “Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla İstanbul’un 60 günlük su tüketimine denk gelen 195 milyon metreküp suyun tasarrufunu sağladık. Mevcut kaynaklarımızı daha verimli kullanmak, yeni su kaynakları oluşturmak kadar önemli. Kayıp-kaçak oranındaki her düşüş, İstanbul’un mevcut su rezervlerinin daha etkin değerlendirilmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Bu alandaki çalışmaların kurumsal bir yapı altında yürütülmeye başlandığını kaydeden Başa, “Çalışmalarımızı daha etkin yürütmek amacıyla su idarelerinde ilk olan Su Kayıpları ve Basınç Yönetimi Dairesi Başkanlığını kurduk. Ayrıca izole alt bölge, yani DMA sayımızı 12 kat artırarak kayıpların kaynağını daha hızlı tespit eden bir sisteme geçtik. Böylelikle şebekedeki basınç değişikliklerini ve kayıpları daha yakından takip ederek suyun verimli kullanılmasına yönelik müdahale kapasitemizi güçlendirdik” diye konuştu.

“BİN 747 MEVZUATA AYKIRI YAPIYI YIKTIK, 301 BİNİ AŞKIN AĞAÇ DİKTİK”

İstanbul’un mevcut su kaynaklarının korunmasının su güvenliğinin temel şartlarından biri olduğunu belirten Başa, “Suyu verimli kullanmak kadar suyun kaynağını korumak da su güvenliğimizin temel şartıdır. Bu nedenle çalışmalarımızı yalnızca şebekeyle sınırlı tutmadık; su havzalarımızın korunmasına da kararlılıkla odaklandık. 2019-2026 döneminde bin 747 mevzuata aykırı yapının yıkımını gerçekleştirdik, 301 bini aşkın ağaç diktik” dedi.

Havzalardaki mutlak koruma alanlarında kamulaştırma çalışmalarının da gerçekleştirildiğini kaydeden Başa, “Su havzalarındaki mutlak koruma alanlarında 942 bin metrekarenin üzerinde alanı kamulaştırdık. Bununla birlikte havzalarımızın korunmasına yönelik planlama ve bilimsel çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Melen, Elmalı, Büyükçekmece, Alibey, Kazandere ve Pabuçdere Havza Koruma Planlarını hazırladık. Avrupa Yakası’nda 6, Asya Yakası’nda 5 olmak üzere 11 havza koruma planı çalışmamız da devam ediyor. Yapılan bu çalışmalarla İstanbul’un su rezervlerini gelecek kuşaklara sağlıklı biçimde taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜKÇEKMECE GÖLÜ ÇEVRESİNDE 12,5 MİLYON METREKARE YEŞİL ALAN KAZANDIRACAĞIZ”

İçme suyu havzalarının korunmasının yanı sıra bu bölgelerin doğal yaşamla bütünleşmesini sağlayacak projelerin de yürütüldüğünü ifade eden Başa, “İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ile İdaremiz arasında imzalanan ortak hizmet protokolü kapsamında Büyükçekmece Gölü’nün mutlak koruma alanlarında doğal yaşam parkı projesini hayata geçiriyoruz. Toplam 12 etaptan oluşan projenin 1. ve 2. etaplarını tamamlayarak yaklaşık 887 bin metrekare yeşil alanı halkımızın kullanımına açtık” dedi.

Projenin sonraki etaplarında çalışmaların sürdüğünü kaydeden Başa, “3. ve 4. etaplarda toplam 1 milyon 538 bin metrekare alanda çalışmalarımız devam ediyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Büyükçekmece Gölü çevresinde toplam 12 milyon 500 bin metrekare yeşil alanı İstanbul’umuza kazandırmış olacağız. Böylece bir taraftan içme suyu havzamızı korurken diğer taraftan doğal yaşamı destekleyen geniş bir yeşil alan oluşturacağız” ifadelerini kullandı.

“2019’DAN BU YANA 188 BİNDEN FAZLA NUMUNE ANALİZİ YAPTIK”

İstanbullulara ulaştırılan içme suyunun kalitesinin sürekli kontrol altında tutulduğunu vurgulayan Başa, “Vatandaşlarımıza temiz, güvenli ve içilebilir kalitede su verilebilmesi için su kaynaklarından, içme suyu arıtma tesislerinden ve şebeke sularından numuneler alarak su kalitesini 7 gün 24 saat izliyoruz. 96 parametreden akredite olan laboratuvarımızda 185 parametrenin analizini gerçekleştiriyor, su kalite raporlarımızı aylık olarak İdaremizin internet sitesinde yayımlıyoruz” dedi.

Analiz çalışmalarının kapsamına ilişkin de bilgi veren Başa, “2019 yılından bu yana toplam 188 binden fazla numune analizi yaptık. Şehre verdiğimiz suyun kalitesini daha etkin izlemek amacıyla tasarımları tamamen kurumumuza ait olan Su Numune Alma Kabinlerinin 39 ilçede 500 farklı noktaya montajını gerçekleştirdik. Bu kabinlerden periyodik aralıklarla aldığımız numuneleri akredite laboratuvarımızda analiz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Su kalitesinin bağımsız şekilde denetlenmesine de imkân sağlandığını belirten Başa, “Numune alma kabinlerinin anahtarlarını İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Çevre Sağlığı Birimine de verdik. Böylece su kalitesinin bağımsız şekilde denetlenmesini sağladık. İlk kez başlattığımız bu uygulamayla halk sağlığının korunması adına örnek teşkil eden önemli bir çalışmaya imza attık” dedi.

“TARİHÎ SU YAPILARINI KORUYOR, KENT YAŞAMINA YENİDEN KAZANDIRIYORUZ”

İstanbul’un su kültürü ve medeniyetine ait tarihî yapıların korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Başa, “İstanbul su kültür ve medeniyetinin nadide eserlerinden olan tarihî su yapılarını koruyor ve restore ediyoruz. Osmanlı döneminin ilk modern su tesisi olan Terkos Pompa İstasyonu’nu restore ederek İstanbul Su Medeniyetleri Müzesi’ne dönüştürdük. Terkos İşletmeleri’ne ait, zamanında kullanılmış ancak günümüzde atıl durumda bulunan çeşitli bina ve lojmanları restore ederek çok amaçlı etkinliklerde kullanılmak üzere halkımızın hizmetine sunduk” dedi.

Farklı tarihî su yapılarında yürütülen çalışmaları da aktaran Başa, “Kâğıthane Hamidiye Su Terazisi ile 5 tarihî çeşmenin restorasyonunu tamamladık. İstanbul’un abidevi eserlerinden Bozdoğan ve Eğri Kemer’de restorasyon çalışmalarını tamamladık. Uzun Kemer’deki çalışmalarımızı bu yıl sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Sarıyer Boyacıköy Tarihî Köşkü ve Su Sarnıcı’nda ise restorasyon çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Başa, “Vakıf su ve memba alanlarına çevre düzenlemeleriyle yeniden canlılık kazandırıyoruz. 2019-2026 yılları arasında kurumumuzun sorumluluğundaki arazilerde 13 adet yeşil alan düzenlemesi gerçekleştirdik ve toplam 96 bin 113 metrekare alanı İstanbulluların nefes alabileceği aktif yaşam alanlarına dönüştürdük” dedi.

“GÜNLÜK 1 MİLYON 263 BİN 850 METREKÜP KAPASİTELİ 10 YENİ ATIK SU ARITMA TESİSİ İNŞA ETTİK”

Atık suyun çevreye zarar vermeden uzaklaştırılması ve İstanbul’un denizlerinin korunması amacıyla arıtma yatırımlarına devam ettiklerini belirten Başa, “Kentsel Atık Su Arıtımı Yönetmeliği’ne uygun yeni arıtma tesisleri inşa ediyor ve mevcut tesislerimizi geliştiriyoruz. Bu çalışmalar sayesinde hem içme suyu havzalarımızı koruyor hem de denizlerimizin temiz kalmasını sağlıyoruz” dedi.

Başa, “2019 yılından bugüne aralarında günlük 260 bin metreküp kapasiteli Ataköy İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi 2. Kademe, günlük 400 bin metreküp kapasiteli Tuzla İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi 3. Kademe ve günlük 600 bin metreküp kapasiteli Baltalimanı Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin de bulunduğu toplam günlük 1 milyon 263 bin 850 metreküp kapasiteli 10 yeni atık su arıtma tesisi inşa ettik. Böylece atık suyu çevreden güvenle uzaklaştırırken denizlerimizi, derelerimizi ve yaşam alanlarımızı da koruyoruz” ifadelerini kullandı.

“7 YENİ ARITMA TESİSİNİN İNŞA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYORUZ”

Yeni arıtma yatırımlarının devam ettiğini belirten Başa, “Arıtma kapasitemizi daha da artıracak yeni tesislerin inşasına devam ediyoruz. Toplam günlük 152 bin metreküp kapasiteli 7 arıtma tesisinin inşa çalışmaları sürüyor. İstanbul’un en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Ömerli Havzası ve Barajı ile Riva Deresi ve Karadeniz sahillerini atık su tehdidinden korumak amacıyla Paşaköy İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’ne ilave 3. kademeyi inşa ediyoruz” dedi.

Paşaköy’deki kapasite artışının ayrıntılarını paylaşan Başa, “Mevcut 1. ve 2. kademelerin günlük 154 bin metreküplük kapasitesine ek olarak günlük 100 bin metreküp kapasiteli 3. kademeyi inşa ediyoruz. Tesisin toplam kapasitesi günlük 254 bin metreküpe çıkarılacak” ifadelerini kullandı.

Başa, “Beykoz Riva ve Sarıyer Kilyos atık su toplama havzalarındaki atık suları çevreye zarar vermeden arıtıp bertaraf edebilmek için de önemli adımlar attık. Günlük 15 bin metreküp kapasiteli Riva, günlük 20 bin metreküp kapasiteli Kilyos, günlük bin 500 metreküp kapasiteli Bozhane, günlük 3 bin metreküp kapasiteli Reşadiye ve günlük 3 bin 500 metreküp kapasiteli Koçullu İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesislerinin yer teslimlerini gerçekleştirdik; proje ve izin alma süreçleri devam ediyor. İnşası devam eden tesislerin tamamlanmasıyla toplam arıtma kapasitemiz günlük 6 milyon 320 bin metreküpe çıkacak” dedi.

“KIRSAL BÖLGELERDE 38 TESİSTE KAPASİTE ARTIŞI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Kırsal mahallelerdeki atık su arıtma altyapısının da geliştirildiğini belirten Başa, “Şehrimizin farklı bölgelerinde bulunan kırsal mahalle biyolojik atık su arıtma tesislerinde ihtiyaçları karşılamak amacıyla kapasite artırımı gerçekleştiriyoruz. 38 tesiste toplam günlük 19 bin 425 metreküp kapasite artışı gerçekleştirdik. Böylece kırsal bölgelerde de atık su hizmetinin ihtiyaca cevap verecek seviyeye ulaşmasını sağlıyor, yerleşim alanlarının çevresel kalitesini yükseltiyoruz” dedi.

Arıtma standartlarının da yükseltildiğini ifade eden Başa, “Daha temiz ve yaşanabilir bir çevre için kırsal mahallelerde bulunan biyolojik atık su arıtma tesislerini ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine dönüştürüyoruz. Bu kapsamda 50 tesisin dönüşümünü tamamladık. Bu dönüşümle arıtma kalitesini yükselterek kırsal mahallelerimizde daha modern ve yüksek standartlı bir atık su yönetimi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

Atık su çamurlarının yönetiminde de yeni bir uygulamanın başlatıldığını kaydeden Başa, “Atık su arıtımında yalnızca arıtma süreçlerini değil, oluşan çamurun yönetimini de daha verimli hale getiriyoruz. Bu dönemde ilk kez hayata geçirdiğimiz uygulamayla, kırsal bölgelerde bulunan küçük tesislerimizde oluşan atık su çamurunun yerinde susuzlaştırılarak hacminin azaltılması amacıyla mobil dekantörleri devreye aldık” dedi.

“BİYOLOJİK VE İLERİ BİYOLOJİK ARITMA KAPASİTEMİZİ YÜZDE 55 ARTIRDIK”

Atık su arıtımında gerçekleştirilen kapasite artışına dikkati çeken Başa, “Bugün geldiğimiz noktada atık su arıtımında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdik. 2018 yılında günlük 1 milyon 797 bin metreküp olan biyolojik ve ileri biyolojik atık su arıtma tesisi kapasitemizi yüzde 55 artırarak günlük 2 milyon 784 bin metreküpe yükselttik” dedi.

Devam eden yatırımların tamamlanmasıyla kapasitenin daha da artacağını kaydeden Başa, “İhalesini yaptığımız günlük 600 bin metreküp kapasiteli Ambarlı 2. Kademe İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ile ihale ve projelendirme süreçleri devam eden günlük 300 bin metreküp kapasiteli Ataköy 3. Kademe, günlük 450 bin metreküp kapasiteli Başakşehir ve günlük 150 bin metreküp kapasiteli Yenikapı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisleri tamamlandığında mevcut biyolojik ve ileri biyolojik arıtma kapasitemizi 2018 yılına göre yüzde 138 artırarak günlük 4 milyon 287 bin metreküpe çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Arıtma kalitesindeki yükselişe de dikkati çeken Başa, “Hizmete aldığımız yeni atık su arıtma tesisleri sayesinde biyolojik ve ileri biyolojik arıtılan atık su oranını yüzde 38’den yüzde 58’e yükselttik. Yeni yatırımlarımızla bu standardı daha da ileri taşıyarak İstanbul genelinde modern, çevre dostu ve yüksek kaliteli atık su arıtma altyapısını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

“220 MİLYON METREKÜP SUYU YENİDEN KULLANIMA KAZANDIRDIK”

Arıtılmış atık suyun yeniden kullanılmasının İstanbul’un su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması açısından önem taşıdığını ifade eden Başa, “2019 yılında günlük 119 bin metreküp olan geri kazanım kapasitemizi yüzde 39 artırarak günlük 165 bin metreküpe çıkardık ve toplam 220 milyon metreküp suyu yeniden kullanıma kazandırdık. Geri kazanılmış suyun farklı alanlarda kullanılmasıyla mevcut temiz su kaynaklarımızın korunmasına önemli katkı sağladık” dedi.

Geri kazanım kapasitesini artıracak yeni yatırımın da sürdüğünü kaydeden Başa, “Paşaköy İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nde günlük 100 bin metreküp kapasiteli yeni bir geri kazanım tesisi inşa ediyoruz. Bu tesis tamamlandığında toplam geri kazanım kapasitemizi günlük 265 bin metreküpe çıkaracağız. Böylece arıtılmış suyun yeniden kullanımını daha geniş bir ölçekte gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

“ARITILAN ATIK SUYUN YÜZDE 99,31’İ SÜREKLİ İZLENİYOR”

Atık su arıtma tesislerinin çıkış değerlerinin teknolojik sistemlerle kesintisiz takip edildiğini belirten Başa, “Günlük 5 bin metreküp ve üzeri kapasiteye sahip atık su arıtma tesislerinde arıtılan atık suları 16 adet Sürekli Atık Su İzleme Sistemi, SAİS, kabiniyle; günlük 1000 metreküp ve üzeri kapasiteye sahip tesislerde ise 23 adet Marmara Bölgesi Atıksu İzleme Sistemi, MARBİN, kabiniyle izliyoruz” dedi.

Başa, “Toplam 39 tesisin çıkışında uzaktan izleme kabinleri bulunuyor. Bu kabinlerde ölçülen bütün değerler veri tabanına online olarak iletiliyor. Böylelikle arıtma tesislerimizin çıkış kalitesini sürekli takip edebiliyoruz. Arıtılan atık suyun yüzde 99,31’i Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sürekli olarak izlenmektedir” ifadelerini kullandı.

Çevresel izin ve denetim süreçlerine ilişkin de bilgi veren Başa, “Mevcut 91 atık su arıtma tesisimizin 58’i Çevre İzin Belgesi’ne sahip, 10 tesisimizin belgelendirme süreci ise devam ediyor. Tesislerimiz Bakanlık tarafından düzenli olarak denetleniyor. Haberli veya habersiz gerçekleştirilen denetimlerde alınan numuneler akredite laboratuvarlarda analiz edilerek tesislerimizin mevzuata uygunluğu kontrol ediliyor” dedi.

Enerji verimliliği çalışmalarının ekonomik kazanım da sağladığını belirten Başa, “2019 yılından bu yana 147 milyon liralık enerji teşvikinden yararlandık. Böylece atık su arıtma tesislerimizi yalnızca kapasite açısından geliştirmekle kalmıyor; çevre standartlarına uygun, denetlenebilir, enerji verimli ve sürdürülebilir bir işletme yapısı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Spil Dağı’nda “Gün Doğumu Yürüyüşü” düzenlendi
Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Spil Dağı’nda “Gün Doğumu Yürüyüşü” düzenlendi
Bozüyük’te 19 Eylül Gaziler Günü programı
Bozüyük’te 19 Eylül Gaziler Günü programı
Bodrum’da 19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı
Bodrum’da 19 Eylül Gaziler Günü törenle kutlandı
Çeşme Belediye Başkanı Denizli, kış hazırlıklarını yerinde inceledi
Çeşme Belediye Başkanı Denizli, kış hazırlıklarını yerinde inceledi
Manisa’da “Yeni Han Akşamları”, Hüsnü Arkan konseriyle devam etti
Manisa’da “Yeni Han Akşamları”, Hüsnü Arkan konseriyle devam etti
Bursa’da Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleri başladı
Bursa’da Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleri başladı
Başkentin Komşusundan Manşet Gibi
Yenimahalle Manşet

Yenimahalle Manşet, “Başkentin Komşusundan Manşet Gibi” anlayışıyla ilçeden yükselen en dikkat çekici gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemi manşet tadında takip edebileceğiniz güçlü bir haber platformudur.

2026 Yenimahalle Manşet © Tüm hakları saklıdır. Yenimahalle Manşet