SON DAKİKA
--:--:--

Yavuz Ağıralioğlu: “Cumhurbaşkanımız gereğini yapmadan soyulmamızın önüne geçecek bir tane makam yok mu?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon krizi sürecinde yaşananlara dikkati çekerek, ” Nasıl bir sistem ki, Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadan çalışmıyor. Bunlara niye sistem deniyor mesela? Cumhurbaşkanımız gereğini yapmadan memlekette bizim soyulmamızın önüne geçecek bir tane makam yok mu kardeşim? Cumhurbaşkanımızın inisiyatifi olmazsa biz ne kadar daha soyulacağız mesela” ifadesini kullandı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Yavuz Ağıralioğlu: “Cumhurbaşkanımız gereğini yapmadan soyulmamızın önüne geçecek bir tane makam yok mu?”

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon krizinin ardından yaşananları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinden sorgulayarak, “Nasıl bir sistem ki Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadan çalışmıyor. Bunlara niye sistem deniyor mesela? Cumhurbaşkanımız gereğini yapmadan memlekette bizim soyulmamızın önüne geçecek bir tane makam yok mu kardeşim? Cumhurbaşkanımızın inisiyatifi olmazsa biz ne kadar daha soyulacağız mesela” ifadesini kullandı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemeilişkin açıklamalarda bulundu.

Sermaya piyasayarından yaşananların “fon krizi değil, fon rezaleti” olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

“Sözün başında şunu ifade etmeliyim. Hükümet kanadından bu mesele sanki kendilerinden önce olmuş da kendileri iktidara ilk defa geliyormuş, yeni geliyormuş da kucaklarında bulduğu bu sorunu çözmeye çalışıyorlarmış gibi. Böyle takdim ediliyor. Bir iletişimin planlaması var anladığım kadarıyla. Normaldir bir partinin kendini bu kadar büyükçaplı dolandırıcılıktan kurtarmaya heves etmesi çok normaldir. Yani, ‘Biz dolandırdık, biz yaptık, bizim yüzümüzden oldu’ demeyeceklerine göre; ‘Üzerine gideceğiz, hesap soracağız, bakacağız, halledeceğiz bu fon meselesini de. Bütün taraflar için uygun şekilde çözüp mağduriyeti ortadan kaldıracağız’ gibi hem meseleyi ehvenleştiren, hem sorumluluklarını da gizleyen bir siyasal iletişim planlaması yapıyorlar anladığım kadarıyla. Bunu yaparken de merkezine Cumhurbaşkanımızı koyuyorlar. İletişimin merkezinde Cumhurbaşkanımız var. Cumhurbaşkanımız mevzunun üzerine şöyle duruyor. Milleti için ne gerekiyorsa yapacak sorumluluk makamı gibi duruyor. Milleti için sonuna kadar her şeyin hakkını soracak, kime dokunursa dokunsun, kime giderse gitsin, sonuna kadar gidecek, böyle bir şeye asla müsaade etmeyecek taraf gibi bir yerde konumlanıp oradan konuşturuluyor.

Cumhurbaşkanı böyle konuşuyor. Mevzunun propagandacıları troller vasıtasıyla yahut trolleşen particilik taraftarlarıyla şu hale dönüştürülüyor. Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadan bir sürü münasebetsiz bu işlerden sebeplenmiş, faydalanmış. Böyle bir planlama da yapılıyor. Bunun üzerinde suistimali olanlardan kamuoyunun ismini bildiklerinde de kontrollü olarak bazı isimler kurban verilerek mevzu çözülüyormuş gibi takdim ediliyor. Detaylandırılmış bir iletişim planlaması bu. Neyi planlıyorsunuz? Partiniz zarar görmesin. Neyi planlıyorsunuz? Oy kaybetmeyelim. Neyi planluyorsunuz? Size olan güven zedelenmesin. Bu kadar hassasiyetle bunlara çalıştırdığınız aklı memleketin denetim mekanizmalarını çalıştırmak için kullansaydınız buna gerek kalmayacaktı. Kendinizi bir rezaletten kurtarmak için bu kadar zahmet çekmektense, memlekette size verilen yetkililerin hakkını verseydiniz böyle bir rezalette karşılaşmayacaktınız. Bunun adı fon meselesi değildir, bunun adı fon rezaletidir. Bu fon rezaletinin rezalet olmasına sebep olan şey, atayanların sizin olmanız, atadıklarınızın vazifelerini yapmıyor olması. Suistimal edenleri sizin atamış olmanız, suistimal edenleri devamlı ödüllendiriyor olmanız. Efendim çözsünler sorunu diye yetkilendirdiklerinizin uyarlarını dikkate almamanız. Şimdi milletiniz bir şeyle karşı karşıya ilk defa bu düzeyli bir meşruiyet sorgulaması ile karşı karşıya kaldırırız. O yüzden böyle planlıyorsunuz. AK Parti 25 yıl iktidarda olmasıyla övünen…

Hakikaten de 25 yıl iktidarda kalmak bu açıdan çok kıymetli bir şeydir, övünülecek bir şeydir. Ama karnesi iyi olana 25 yıl iktidarda olmak övünülecek bir şeydir. 25. yılınızın sonunda ilk atadığınız cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilk atadıklarınızın ve son partinize yönetici olarak seçtiği seçip atadıklarınız arasındaki suistimalin büyük bedelini ödüyorsunuz. Taşkesenlioğlu’nu, SPK Başkanı’nı yaptığınızdan efendim sonra bu denetimsizliğe bağlı olarak Genel Başkan Yardımcısı yaptıklarınızın hissesine düşen para arasındaki büyük ahlaki uçurumla milletinizin karşısındasınız. Şimdi buna cevap vermeye çalışıyorsunuz. Efendim iki ihtimal var. Her derde deva olacağını söylediğiniz sistemin her derde deva olacak. Hatta bu sistemi de Türk tipi diye sundunuz. Türk tipi yönetim sistemi. Cumhurbaşkanı da kendisini özne yaparak ‘Bana güvenin. Son kez sizden bu yetkiyi istiyorum. Her şeyi yapma yetkisini bana verdiğinizde sizin çözülmemiş hiçbir sorununuzu bırakmayacağım.’ Sonra da sorumluluk makamında kendisinin olacağından bahsede şöyle dedi: ‘Ben mesulüm. Başkomutanınız da benim, benim. Cumhurbaşkanınız da benim. Partili de olsa bütün memleketin hizmetkarı benim. Ekonomist de benim. Memlekette, sınırlarda ben bekleyeceğim. Ordunun başı da benim, devletin başı da benim. Her şeyi ben üstleniyorum’ dediniz mi? Dediniz.

“BU NASIL SİSTEM Kİ CUMHURBAŞKANI’NI HABER OLMADAN ÇALIŞMIYOR”

Devlet ciddiyetimizden, terbiyemizden konuşmak istemeyiz yani biz. Efendim, ‘Cumhurbaşkanlığın bilgisi dahilinde soyuldu millet.’ Böyle bir şey diyemeyeceğimize göre, yani Cumhurbaşkanımız her şeyi yapma yetkisini kendi uhdesinde topladığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde her şeyin sorumlusu benim dediği bu yetkinin finalinde böyle bir mağduriyet yaşarken, ‘Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde soyulduk’ diyemeyeceğimize göre, buna böyle cümle kurma imkanımız, devlet terbiyemiz açısından da siyasi üslubumuz açısından da bize yakışmadığı halde, bize yakışmadığı için bunu böyle diyemeyiz. Neyi diyebiliriz efendim? Ehvenini söylüyorum: Cumhurbaşkanı’nın haberi yok. Şimdi bunu yöneteceğiz. Cumhurbaşkanımızın haberi yok. Şimdi haberi oldu, gereğini yapacak. Nasıl bir sistem ki, Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadan çalışmıyor. Bunlara niye sistem deniyor mesela? Cumhurbaşkanı gereğini yapmadan, gereğini yapacak bir tane kurum yok mu mesela? Şimdi şuna inanmamız isteniliyor. Cumhurbaşkanımız gereğini yapacak. Cumhurbaşkanımız gereğini yapmadan memlekette bizim soyulmamızın önüne geçecek bir tane makam yok mu kardeşim? Yahut Cumhurbaşkanımız şimdi inisiyatifi ele aldı. Cumhurbaşkanımızın inisiyatifi olmazsa biz ne kadar daha soyulacağız mesela? Ya da şu anda bilgisi var, burada müdahale ediyor. Şu anda bilgisi olmayan ne türlü yüklerle karşı karşıyayız mesela? Sonra haberdar olacağımız. Bir şeyin sistem olabilmesi için bu sistemin tıkır tıkır çalışıyor olması lazım. Hesap verme mekanizmalarının, denetleme mekanizmalarının, verimlik mekanizmalarlarının, kontrol mekanizmalarlarının tıkır tıkır çalışıyor olması lazım.

“TİTANİK GEMİNİZ FON DAĞINA ÇARPTI, BATIYORSUNUZ” 

AK Parti 25. yılını kutluyor. AK Parti batmaz denilen bir Titanik gemisi üstünlüyor. AK Parti batmaz. Cumhurbaşkanı’nın her konuşmasında, dünkü konuşmasında bile var. Evelallah, AK Parti büyük hizmet iddiasıyla yola gidiyor. Batmaz bir Titanik gemisi. 467 bin kişinin olduğu bir fon mazlumluğunun buzdağına çarptınız. Titanik geminiz fon buzdağına çarptı, Batıyorsunuz. Gemiyi ilk terk edenler, üst kattaki kameralarda imkan bulanlar, filikalarla alıp gidenler. Gemi batarken gidenler, bir de çalgı çalıp oynayanlar var. Onlar trollerle siyaseten, memleketin sorunlarından kopanlar. Altta batanlar da milletiniz. Şimdi su alıyor gemi. Bu geminin su aldığı yerlerde kabahat sizin, kontrol sizin, denetim sizin, hepsi sizin yetkinizde, yetkinizdeydi.”

“GELEN BÜTÇE SEÇİM BÜTÇESİ GİBİ GÖRÜNÜYOR”

Yavuz Ağıralioğlu, 2027 bütçesinde sosyal yardımlara ve desteklere ayrılan miktarın fazlam olmasına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sosyal yardımlaşmaya bu kadar para koyduğunuza göre seçim ekonomisi uygulayacaksınız. Görünüyor efendim. Bu o demektir. Orta vadeli programı da tutturma, enflasyon hedefini tutturma, bütçe hedeflerini tutturma diye bir derdiniz yok aslında sizin. Sadece öyle yazalım. Hadret yerini bulsun diye bir bütçe bize çıkarıyorsunuz. Her şeyimiz artmış. Dolayısıyla memleket yönetilemiyor. Bu seçim bütçesi gibi görünen odur. Bu gelen bütçe seçim bütçesi gibi zaten öyle. Zaten seçime giriyoruz. Seçim bütçesi seçim bütçesine sizin hazırlığınız sadece şu anladığım kadarıyla. Dar gelirli dezavantajlı durumda olanları birazcık rehabilite edecek şartları birazcık ekonomik olarak güçlendirilecek şartlara avantajınızı sayıyorsunuz. Memleketiniz komple dezavantajdı. Bu seçim büyük bir kasırga geliyor. Haberdar değilsiniz. Memleket önümüzdeki dönem bu bütçenizde tutturamadığınız, vaat edip hedef diye ulaşamadığınız milletinize hedef diye koyup zenginlik vaadı diye milleti yirmi beş yıl oyalayıp milleti buluşturamadığınız ne varsa hepsinin muhasebesiyle seçim satına girmiştir. Seçim artık partilerin gündemi değil, milletin gündemidir. Milletiniz sizden dertlidir. Milletiniz uzun zamandır sorun çözememe sorunları memleketin sorunu olmaktan çıkarabilmeyi becerememe vasıfsızlığınızı görüyor.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
Ekrem İmamoğlu: “Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, gazete satın alarak yanıt verin”
Ekrem İmamoğlu: “Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, gazete satın alarak yanıt verin”
Bakan Bayraktar, Kanadalı mevkidaşı Hodgson ile enerji iş birliğini görüştü
Bakan Bayraktar, Kanadalı mevkidaşı Hodgson ile enerji iş birliğini görüştü
DEM Parti Sözcüsü Doğan: “Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak?”
DEM Parti Sözcüsü Doğan: “Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak?”
TBB’de fon krizinde yargısal çözüm yolları toplantısı… Başkan Sağkan: “Mağdurların hak kayıpları hukuk çerçevesinde tazmin edilmeli”
TBB’de fon krizinde yargısal çözüm yolları toplantısı… Başkan Sağkan: “Mağdurların hak kayıpları hukuk çerçevesinde tazmin edilmeli”
YENİ Partili Pala, ANKA’nın İskenderun Devlet Hastanesi haberini TBMM gündemine taşıdı
YENİ Partili Pala, ANKA’nın İskenderun Devlet Hastanesi haberini TBMM gündemine taşıdı
CHP’li Sarıbal’dan tarım bütçesi eleştirisi: “Halkın, ülkenin, çiftçinin bütçesi değil”
CHP’li Sarıbal’dan tarım bütçesi eleştirisi: “Halkın, ülkenin, çiftçinin bütçesi değil”
Başkentin Komşusundan Manşet Gibi
Yenimahalle Manşet

Yenimahalle Manşet, “Başkentin Komşusundan Manşet Gibi” anlayışıyla ilçeden yükselen en dikkat çekici gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemi manşet tadında takip edebileceğiniz güçlü bir haber platformudur.

2026 Yenimahalle Manşet © Tüm hakları saklıdır. Yenimahalle Manşet